Senelerdir benim gece gündüz hakikatleri paylaştığım ve bunca zamandır beni dinlemekte, izlemekte olan ve etrafımı çevreleyen devlet düşmanları şimdiye değin kimlerin onlara söylediklerini veya kulaklarına fısıldadıklarını dikkate alarak elçisinin çağrılarına kayıtsız kaldıklarını elbette ki biliyorlar. Bu kimselerin sizleri aptal yerine koymasına, kah samimi görünen yalanlarıyla, kah halka yönelik tehdit ve hakaretleri ile devleti parçalamasına izin vermeyeceğiz. Çünkü şu tarafıma açıkça belli olmuştur ki tohum çorak toprağa ekilmez. Kendilerine bu süreçte okuduğum Mesnevi pasajları ve Kur'an ayetleri ile cezalandırıldıkça, tarafım hakkında düşünegeldikleri hakaretler kendilerine yöneltildikçe daha da kinlenen kimseler tarafımı büyük zahmetler içinde görmekten ve Allah'ın buyruklarını yerine getirmemekten büyük keyif duymaya başladı.
Mesnevi 3. DEFTER 2560, 2565
Şehirli, nefsin hilesini tenin düzenini ne bilsin? O ancak kalbe gelen vahiyle kahredilebilir. Kim onun cinsiyse ona dost olur. Ancak şeyhin olan Davut müstesna! Çünkü o varlığını tebdil etmiştir.
Allah, kimi gönül makamına vasıl ederse o kişide ten cinsiyeti kalmaz. Halk, genellikle bu cihan içinde illetlidir. Millet, şüphe yok ki illete dosttur. Her aşağılık kişi Davutluk davasına kalkışır. Anlamayan kişiler de ona yapışır.
Davut olmadığı halde Davutluk davasına kalkışan, kendi malı olan şeyle başkasından naklettiği şeyi ayırt edemez, sapıktır o kişi. Kendine gel de mânevi bir adam bile olsa kaç ondan! Böyle adam, halk yanında zekadan ibaret bile olsa mademki kendisinde bu anlayış, bu ayırt ediş yok ahmaktır!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder