Bir bebek var yakınlarda.
Sevgi ve şefkat ile büyüyor. Bir başka kokusu, bir başka dokunuşu var annesinin. Babası ise askerde.
Bebek yaşında sırları var kahramanımızın. Bir başka okuyor evvela. Seveni, sevdikleri pek çok, ama yalnız. Neyse ki annesinin bir gülüşü var ki, bir yol buluyor kendine. Tüm dünya öyle gülse keşke. Bakışları gitgide yumuşuyor bebeğin. Bir muhabbet sarmalıyor ki efradını, sevginin dilini öğreniyor, Rumi olsa aşkın dili derdi tabi. Aşkın yalnızca bir erkek ve kadının arzu dolu iç çekişlerinde vuku bulmadığından haberdar o. Yine de pek çok insanın bu kelimenin anlamına en yakın hissiyatı bu ilişkilerle tadıyor günümüzde. Bebeğimiz muhabbete tabi olunca yumuşak, mutlu bir bakış oturuyor gözlerine. Huyu da öyle şekilleniyor.
Şu anne. Ne kadın ama. Bir gül anne o. Henüz daha dün bir goncaymış, bugün açmış ve dalından koparılmış. Bir kadına dönüşmüş ve bu bebeğe annelik yapması fısıldanmış yüreğine. Şu kadın. Ne anne ama.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder