17 Ocak 2022 Pazartesi

Samimiyetle

Tüm samimiyetimle birkaç satır yazmak istiyorum.

Kendimi artık yürüyen bir ölü gibi hissediyorum. Allah biliyor ya bundan birkaç sene evvel yüreğime Allah aşkı doğduğunda ilk tepkim koruyabilmek için sevdiğim herşeyi sahiplenmekti. Belirtmeliyim ki bu güdüye sahip olmayan herkesin ruh hastası, kısacası manyak olduğuna inanıyorum.

Başıma gelen talihsizliklerden haberdarsınız. Yine de yüreğimi dünyanın merkezine yerleştirmekten çekinmedim. Tek beklentim benim dünyayı sahiplendiğim gibi sesimi duyurduklarımın da bana kucaklayan bir tavır sergilemeleriydi.

Size öğrendiğim en önemli şeylerden birinden bahsedeceğim. Bu dünyada iyi insan var, bu dünyada kötü insan var. İçinden geçtiğimiz bu dönemde kimin ruhunu, değerlerini satarak ziyankarlık ettiği, kimin bu değerleri sahiplenerek bunlar için savaştığı yani erdem sahibi kimseler oldukları açıkça anlaşılıyor.

Toplumda belli kümeler içinde söz sahibi olan kimseler kötü kimselerse kümenin tamamı rezilliklerini uzunca bir müddet sürdürüyor. Çünkü ne yazık ki düşünmek, adaletli hükümler vererek yaşama ve nezaketten yoksunlar. Bu nitelikler de tam olarak müslüman bir toplumun sahip olması gereken değerler. Nüfus cüzcadında dini islamiyet yazan ancak bu inançla yaşamayan öyle çok rezil var ki Türkiye'de... Evet ne yazık ki böyle. Artık hepimiz aşinayız di mi o kelimeye... Türkiye'de çakallık. Ve ah tabi, cehalet!

Bu sebepten Sezen Aksu gibi seçkin, güzellik sahibi kadınların kılına zarar geldiğini hissettiğimde yüreğime kan pompalanıyor. Birkaç dakikalığına diriliyor, kalemi elime alıyorum. Yapmayın... Yapmayın. Çakal olmayın, nefes alamıyorum. Yapmayın. Değerlerimize sahip çıkın. Nefes alamıyorum burda. Artık böyle haberler dinlemek istemiyorum.

Her gece meleklerden ölüm öpücüğü alıp rüyalarda rahat bir nefes almayı iple çekiyorum. Bu adaletsizlik, bu rezillik gökkubbe tepeme inecekmiş hibi hissettiriyor. Güç kazanmam, nefes alabilmem gerek.

Yetti artık bu rezillik!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder