29 Ocak 2022 Cumartesi

Allah Islah Etsin

Siz Kenan,
Paşamın adını şahsına söylemeye utandığım Kemal Kılıçdaroğlu,
Yüreğinizi hırs bürümüş.

Bana senelerce dozunu gitgide artırarak zulüm uygulayan ve çevresindeki cahiller ile etrafımda bir cehennem çukuru oluşturan, tıpkı sizin gibi kişiliksiz ve karaktersiz olmasından mütevellit tıpkı sizin gibi kolayca şahsımın kimliğine, fikirlerine bürünerek koca bir milleti cehennem ateşine maruz bırakan iğrenç bıyık israfının Mustafa Kemal Paşa'nın kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde asla bir kadının maruz bırakılmaması gereken muamelelerini düstur edinerek ne Cumhuriyet Halk Partisi'ni, ne biricik ülkemi ne de milletimi rezil etmeye hakkınız vardı.

Bu yaptıklarınızın bedelini ödemeyeceğinizi düşünüyor iseniz tıpkı şeytan gibi Allah'ın adını anan ancak insanları yoldan çıkararak ancak kendi çıkarlarını düşünen bir kafirsiniz; yok eğer Rumi'nin size layık gördüğü hakaretler sizi hırsa bürüdü de hıncınızı benden çıkarmaya gayret ediyorsanız, siz utanmak nedir bilmeyen, katlandığım onca eziyete rağmen bu milleti uyandırmak için gösterdiğim gayreti, üstesinden gelmeye gayret ettiğim hastalıkları, maruz bırakıldığım işkenceyi yok saymak sırf işinize öyle geldiği için tercih ederek tadımı daha da kaçıran rezil bir şarlatansınız. Kininizden çatlayın.

Bu devletin bayrağının sembolü olan ay da, güneş de rüyalarımda benim yüreğime doğdu ve oturduğunuz koltuğun şu anda dahi esas sahibi benim. O koltuk size yalnızca emanet. Buna rağmen, bir takım arap beylerinin ülke topraklarımda gözü olduğu gibi sizin de gözünüz halen benim makamımda. Asın kendinizi bakalım.

Malum tarikatin etrafımda kurduğu düzenden ve başıma gelenlerden haberdar olmanıza rağmen bu çukuru ortadan kaldırmak için hiç bir faaliyete geçmediğiniz gibi düğümlere üfleyenlerden olmayı tercih ettiniz ve kim olduğunuzu artık bilen, anlayan, okuyan çok daha iyi biliyor. Bu yüzden sakın ola onca seneden sonra şimdi vatanımı cennete dönüştürecek kimsenin kendiniz olduğu gibi abes fikirler ile milletimi kandırmaya kalkmayın. Sizin karaktersizliğinize şahitlik etmek insana memlekette siyaset yapan hiçkimse ile seviyeli ve planlı bir kalkınma gerçekleştirilemeyeceğini düşündürüyor ve umutlarımız sınanıyor.

Benim ateşten gömlekle ilgili bir şiirim ve bir vapurda Paşamın izini sürdüğüm bir rüyam vardı... Siz ve sizin gibi yolsuz, münasebetsizler bana ümitlerimi kaybettiremezsiniz. O ateşten gömlek sizi işte böyle yakar Kenan. Haddinizi bilin, tadımızı kaçırmayın.

Bana siyasetçi demeniz hoşuma gitmiyor çünkü pek çoğunuzun siyaset anlayışı yapılması gerekeni yerine getirmekten uzak, amaçsız; çakallık ve it dalaşından ibaret. Size son tavsiyem doğru yolda kalmak için bu kadar gayret eden ve rehberlik eden bir kimseye böylesine alçak yöntemler ile meydan okumamanız olabilir.

Osman Kavala hakkında bunca sene bu kadar işlevsizlik gösterdikten, doğru olanı yaptığı için cezalandırılan şahsıma gösterdiğiniz kayıtsızlık ile kalıbınızı kanıtladıktan sonra duyarlı devlet adamı imajı çizmenizi kah eğlenerek kah utanarak izliyorum.

Bu davranışınızdan vazgeçmeseniz dahi sizinle muhattap olmak istemiyorum. Allah sizi ıslah etsin.

19 Ocak 2022 Çarşamba

Virüs

Çiftlikteyim,

Çiçekleri, bitkileri öğreniyorum, teşkilatı bilgilendiriyor, İstanbul'a, İbrahim'e sesleniyor, okuduklarımı öğretiyorum.

Gözlerde tıpkı Rumi'nin de bahsettiği gibi iki çeşit parlama var.

Biri haset ve aşağılık hissinden beslenen şeytani bir parlama.

Biri nur ile ışıldayan gözlerin parlaması.

Gözlerini dikmiş bana, gözlerinde o şeytani parıltı var, tıpkı Şems-i Tebrizi'yi 600 yıl önce kovdukları gibi kovuyor beni.

"Sen susucaksın! Sen gidiceksin burdan!" diye bağırıyor bana. Gözleri pörtlemiş, burnundan soluyor.

Hakkımda söylentiler çıkarmış, ince ince yalanlarla kuyumu kazıyormuş.

İğrenç gözleri parlarken Zafer Bey'e de bana da virüsün belirtilerinin en ağır halini yaşattı, nefsini şeytana satan rezillerin başka kimselerin yaşam özgürlüklerine tehdit oluşturan aşağılık tutumları bunlar. Ceremesini çektiğimiz, kitapta bahsedilen rezil kavmin üyeleri bu kimseler.

Şeytani gözlerine lanet ettiğimi yazdığım günün ardından gözlükler ile geldi çiftliğe.



O haset eden rezillerin gözlerine lanet olsun.

Öyle de oldu.

Enfal Suresi, 25. ayet:

Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz. Biliniz ki Allah'ın azabı şiddetlidir.

Türkiye Cumhuriyeti'nde halihazırda bu fitnelerin örneğini çok görüyorum. Ve karşılık vereceğim.

Virüsü sahipleniyorum. O rezillere kılıcımı çekiyorum.

Bu iyi bir başlangıç.

Sezen haklı, kıyamete gidiyoruz.

17 Ocak 2022 Pazartesi

Samimiyetle

Tüm samimiyetimle birkaç satır yazmak istiyorum.

Kendimi artık yürüyen bir ölü gibi hissediyorum. Allah biliyor ya bundan birkaç sene evvel yüreğime Allah aşkı doğduğunda ilk tepkim koruyabilmek için sevdiğim herşeyi sahiplenmekti. Belirtmeliyim ki bu güdüye sahip olmayan herkesin ruh hastası, kısacası manyak olduğuna inanıyorum.

Başıma gelen talihsizliklerden haberdarsınız. Yine de yüreğimi dünyanın merkezine yerleştirmekten çekinmedim. Tek beklentim benim dünyayı sahiplendiğim gibi sesimi duyurduklarımın da bana kucaklayan bir tavır sergilemeleriydi.

Size öğrendiğim en önemli şeylerden birinden bahsedeceğim. Bu dünyada iyi insan var, bu dünyada kötü insan var. İçinden geçtiğimiz bu dönemde kimin ruhunu, değerlerini satarak ziyankarlık ettiği, kimin bu değerleri sahiplenerek bunlar için savaştığı yani erdem sahibi kimseler oldukları açıkça anlaşılıyor.

Toplumda belli kümeler içinde söz sahibi olan kimseler kötü kimselerse kümenin tamamı rezilliklerini uzunca bir müddet sürdürüyor. Çünkü ne yazık ki düşünmek, adaletli hükümler vererek yaşama ve nezaketten yoksunlar. Bu nitelikler de tam olarak müslüman bir toplumun sahip olması gereken değerler. Nüfus cüzcadında dini islamiyet yazan ancak bu inançla yaşamayan öyle çok rezil var ki Türkiye'de... Evet ne yazık ki böyle. Artık hepimiz aşinayız di mi o kelimeye... Türkiye'de çakallık. Ve ah tabi, cehalet!

Bu sebepten Sezen Aksu gibi seçkin, güzellik sahibi kadınların kılına zarar geldiğini hissettiğimde yüreğime kan pompalanıyor. Birkaç dakikalığına diriliyor, kalemi elime alıyorum. Yapmayın... Yapmayın. Çakal olmayın, nefes alamıyorum. Yapmayın. Değerlerimize sahip çıkın. Nefes alamıyorum burda. Artık böyle haberler dinlemek istemiyorum.

Her gece meleklerden ölüm öpücüğü alıp rüyalarda rahat bir nefes almayı iple çekiyorum. Bu adaletsizlik, bu rezillik gökkubbe tepeme inecekmiş hibi hissettiriyor. Güç kazanmam, nefes alabilmem gerek.

Yetti artık bu rezillik!

SEZEN'E SELAM

Beka yapay sorunsalına katkı sağladığını ileri süren bir takım kimselerin Sezen Aksu'yu hedef alan bir linç kampanyası başlattığını öğrendim.

Evladı için yazdığı şarkıyı gözyaşlarını tutamayacağı için sahnede okuyamayan kutlu kadından bahsediyorum.

Görünüşe bakılırsa iktidarın desteğine güvenerek islami değerlerimizi yüce gönüllü, cesur kadınları hedef alarak koruduğunu iddia eden bağnaz ve korkak zihniyet yayılıyor.

Çok üzülüyorum.

Siz sözde islamiyet meşaleleri! Esas sizlerin yürekleri mühürlü.

Kadın bağımsızlığına karşı savaş yürüttüğünüzün farkındayım.

Eğer ki hakikaten islami değerlerimizi korumak için bu cehaleti sürdürüyor iseniz hemencecik bu saldırılara son verin ve kadınlarıma rahat verin!

Ve okuyun. Yazdıklarımı, yazacaklarımı okuyun ve eğer ki Allah'ın olmasını dilediği gibi biz kadınların güvende tutacak, koruyacak, sevecek yüreğiniz var ise esas ırz düşmanlarını hedefinize alın da devletçe rahat bir nefes alalım. Biraz da sizin delikanlılığınızı seyir edelim.

Sezen'den af dileyin.

Aksi takdirde Sezen bir İzmir kadınıdır, ben de Ankara. Ziyankarlık etmeyin.

Zinhar!

Not: Havva'dan geçiyorum. Cehaletten kıvranıyorum, öğrenmek ömür boyu.

Sevgiler.

8 Ocak 2022 Cumartesi

BEBEK

Bir bebek var yakınlarda.

Sevgi ve şefkat ile büyüyor. Bir başka kokusu, bir başka dokunuşu var annesinin. Babası ise askerde.

Bebek yaşında sırları var kahramanımızın. Bir başka okuyor evvela. Seveni, sevdikleri pek çok, ama yalnız. Neyse ki annesinin bir gülüşü var ki, bir yol buluyor kendine. Tüm dünya öyle gülse keşke. Bakışları gitgide yumuşuyor bebeğin. Bir muhabbet sarmalıyor ki efradını, sevginin dilini öğreniyor, Rumi olsa aşkın dili derdi tabi. Aşkın yalnızca bir erkek ve kadının arzu dolu iç çekişlerinde vuku bulmadığından haberdar o. Yine de pek çok insanın bu kelimenin anlamına en yakın hissiyatı bu ilişkilerle tadıyor günümüzde. Bebeğimiz muhabbete tabi olunca yumuşak, mutlu bir bakış oturuyor gözlerine. Huyu da öyle şekilleniyor.

Şu anne. Ne kadın ama. Bir gül anne o. Henüz daha dün bir goncaymış, bugün açmış ve dalından koparılmış. Bir kadına dönüşmüş ve bu bebeğe annelik yapması fısıldanmış yüreğine. Şu kadın. Ne anne ama.