28 Aralık 2021 Salı

LEYLA

     2018 yılına girmek üzereyiz. 27 yaşındayım. Tuhaf bir şekilde biliyorum ki bu yaşta bir buluşmam var. Hayatımın o vakte dek edindiğim anılarında bu özlemin deseni var, melekler bu buluşmadan haberdar etmiş beni.

    Kendimi şarkılar söylerken buluyorum en başta. Günün seneler içinde kaybolan renkleri yeniden sarmalıyor dört bir yanımı. Bir aşk büyüyor içimde yani... Hem ne aşk.

    Gözlerim ışıl ışıl bakıyor dünyaya yeniden, ve şarkılar muhabbete girişiyor ruhumla. Öyle ki çevremde ne kadar elektronik cihaz var ise sanki birinden komut alıyorcasına kendiliğinden müzik çalmaya başlıyor. Ürperiyorum ilk vakit. Bu ürperişler yerini titremeye bırakıyor ve ben sayıklamaya başlıyorum dialog kurduğum her insana.

   "Ben Leyla'yım!"

    Bu ne bir itiraf, ne bir zerzeniş, ne de yardım çığlığı. Hayır. Bu gözlerimin içine bakan ve görenler için bir müjde. Beni sevenler için.

27 Aralık 2021 Pazartesi

BDDK SUÇ DUYURUSU HK.

Mesleklerini hiçbir yolsuzluğa başvurmadan icra etme arzusu ve gayesi içinde, dur durak bilmeden haksızlıklara göğüs geren ve asla sessiz kalmayan bu değerli insanların başlarına zorluk çıkaran BDDK tam olarak hangi amaç ile hareket ediyor anlamamazlıktan gelmekte ısrarcı olacağım.

Türk milletinin öğünçle ve bir zamanlar sahibi olduğumuz güzel ve muhabbetli zamanlara özlemle dinlediği ve izlediği bu emekçiler hakkında suç duyurusunda bulunmak şöyle dursun, adalet ve doğruluk için sarf ettikleri azimden ötürü desteklenmeleri gerekir.

Bunca riya ve yolsuzluğa başvurmanın bedeli olan bahtsızlık kendilerini bulmadan ve bizi düşman edinmeden evvel bu gülünç eylemlerin derhal son bulmasını talep ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızı bu gülünç durum hakkında sahip olduğu söz hakkı ile gereğini yapmaya davet ediyorum.

24 Aralık 2021 Cuma

Benim Bir Adım Var

Bugüne dek etrafımda kurulan ve kendimi bir cehennem çukurundaymışım gibi hissetmeme sebebiyet veren rezil tarikat unsurların birinden söz etmek ve kendimi ortasında bulduğum bu zulme bir son vermek istiyorum.

Şov camiasından pek çok insan artık 4 seneyi bulan bir süredir ismimi ağızlarına almadan hakkımda pek çok fikir beyan ediyor ve hayatımla ve benimle ilgili iyi veyahut da kötü yorum yapıyorlar.

Daha önceki yazılarımda bahsi geçen kişisel davamın en büyük sebebi bu rezilliğe bir son vermek ve bu hainliği gerçekleştiren aşağılık kimselerin hak etikleri cezayı çekmeleri idi.

Fakat an itibari ile kendimi bu kadar büyük bir rezillikle bir saniye daha vakit kaybetmeye zerre kadar hevesli bulmuyorum.

Dolayısı ile açık bir şekilde beyan etmek istediğim arzularımın yerine getirilmesinde ısrarcı olacak ve yaşadığım travma ve travma sonrası stresten bir an evvel kurtulabilmek için yalnızca gerçek dostlarım ile bol miktarda vakit geçirmeye gayret edeceğim, lakin bu kadar badireden sonra halen yanımda olmayan, sarılmayan ve bir el dahi uzatmadan kamera karşısında şov yapma endişesi taşıyacak kadar kayıtsız ve yürek cahili kimseler ile daha fazla içli dışlı olmak arzusu taşımıyorum.

Beni merak ediyor iseniz yazılarımı takip edebilirsiniz. Ben bu dünyaya şov maymunu olmaya gelmedim.

En güçlü gerekçem de etrafımda benimle etkileşimde olan insanları kendi seçme özgürlüğüm.

Kimin nasıl ünlü olduğuna şaşıran arkadaşımız kim bilmiyorum ancak içtenlikle ve üzüntüyle şunu açıkça belirtebilirim ki şov camiasından kendini bilmez, hadsiz ve cehaleti ile yüreğime umutsuzluk düşüren pek çok isim mevcut.

Sayısı pekçe az olan, iyi niyetli ancak kalabalıklara uyum sağlayarak kaybolan temiz kimseleri bu acı vaziyette kibir, riya ve cehalet dolu rezilliği sürdüren kimselerden ayrı tutuyor ve içtenlikle selamlıyorum.

Geri kalan isimlere ise büyük bir memnuniyetle veda etmek istiyorum.

12 Aralık 2021 Pazar

Kemal Kılıçdaroğlu'na

En başından beri yazdığım ve yaptığım herşeyi takip etmekte olan kimi kendini bilmezlerin de içinde olduğu bir grup hatırlayacaktır ki cumhuriyet değerlerinden nasibini almamış ve "İllüminati" gibi iğrenç uygulamaları olan bir tarikatin ismini kullanarak etkisini Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar genişlerek etrafımı kuşatan bir kendini bilmezler topluluğunun etrafımı kuşatarak bana Datça gibi bir kasabada cehennem azabını yaşatırken işlediği insanlık suçu esnasında gerekli tüm mercileri bilgilendirerek başıma gelenleri paylaştığımda yardım göreceğimden neredeyse emin olduğum, Mustafa Kemal Paşa'nın kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi ve ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun kayıtsızlığı ile karşılaştığımda simgeleme dilinde Mesnevi'de bahsi geçen bu "Kenan"ın benimle bu yolda yürümeyeceğiydi. Bu şahsın hem Oğuzhan Uğur'un açtığı gaflet yolunda attığı rezil adımların, hem de iktidarınkine benzer tutumunun benim için ne kadar sarsıcı, ne kadar hayal kırıklığına uğrayarak idrakine vardığım acı gerçekler silsilesinin bir parçası haline geldiğini paylaşmadan edemeyeceğim.

Mesnevi'ye kaldığımız yerden devam ederken sizleri benimle birlikte takip etmeye davet ediyorum, şayet Türk halkını düşünme kabiliyetine sahip olmayan akılsız kimseler olarak gören bu aşağılık kimselerin ağlarından sizi kurtararak fantastik bir hikayenin içine çekmek niyetindeyim.

"Kenan" karşımıza tekrar şu başlık altında çıkıyor:

Mescid-i Aksa'nın bir köşesinde keçi boynuzu bitmesi ve Süleyman Aleyhisselam'ın o otla konuşması, Süleyman'a adını söyleyince Süleyman'ın gamlanması.

Vatanı arşın arşın satan iktidar ile işe yaramaz polemiklere girerek on senedir Cumhuriyet'in parasını sahip çıkamadığınız adaletin yokluğuna yedirmek dışında bir iş görmediniz. Şimdi ise meclise çıkmış iktidardaki Firavun'un Musa'sı olduğunuzu iddia ederek benim sahibi olduğum ve asla vazgeçmediğim insanlık değerleri sayesinde yüreğimden dudaklarıma yol bulan söylemleri tekrarlayarak sizin ne fena bir adam olduğunuzdan habersiz halka ve z kuşağına seslenerek esas büyücülük ve sihre başvuran da, Firavun da kendinizsiniz.

Madem benden bu kadar şey öğrendiniz, neden menfi hırs ve bencilliklerinizi bir kenara koyarak halkı şahsınız gibi laf cambazlığına muhtaç aciz kimselere tabi ve muhtaç kılmaya çalışmak yerine gerçek öğretmenlerine kavuşmaları için bir girişimde bulunmadınız? Elbette ki biliyoruz... Kaldı ki milletim ve vatanım için gösterdiğim tüm özveri ve gayretten sonra  halkıma Türkiye Cumhuriyet'inin üstün medeniyetine yakışacak şekilde seslenebileceğim bir platformda yer almak gayet tabi hakkımdı.

Beni görmüyor, duymuyor, dinlemiyor gibi bir tutum sergileyerek şahsımı taleplerini yerine getirmekle ve kendilerini eğlendirmekle görevli bir köle gibi hissettiren ve varlığımı böylesi alçaltıcı bir muameleye layık gören, cehaletleri sebebi ile ne kadar anlayış,ne kadar hoşgörü gösterirsem o kadar suistimal eden iğrenç İllüminati zihniyetinin bir parçası olarak rezilliğinizi her geçen gün katbekat arttırmak sizin kendi seçiminizdi.

Sizlerin rezilliği ve benim hakikatlerim arasında şahit olarak Allah yeter.

10 Aralık 2021 Cuma

Hasan Can Kaya Hk.

Az evvel Halk TV'de Hasan Can Kaya'nın programı hakkında kimi vekillerin "seviyesiz" bulmaları sebebi ile kapanması yönünde arzularını dile getirdiklerini öğrendim.

Yalnızca bu konu ve "küfür" hakkındaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Hasan Can'ın programını birkaç defa izledim ve şunu en başta ifade etmem gerek ki kendisine karşı bir sempati besliyorum. Bununla birlikte "küfür" konusunda pek çoğunuzun haberdar olduğu, olmayanlarınızı da bir başka yazımda aydınlatmayı arzu ettiğim bir takım olaylar sebebi ile tüm varlığımda hassasiyet içeren bir duyarlılık söz konusu. Dolayısı ile izlediğim son programında daha fazla izleyemeyeceğim için zerzenişte bulunarak kendime bir daha seyretmeme sözü vediğimi anımsıyorum.

Bu kadar genç bir nesile hitap eden Hasan Can'ın yaşı ve sahip çıkmaktan memnuniyet duyacağına inandığım bir takım sorumluluklarlar sebebi ile üslubunu değiştirerek ve örnek davranışlar sergileyerek milletimizin kesinlikle ihtiyacını duyduğu yeni bir davranışsal yönelime önderlik etmesini canı gönülden arzuluyorum ki içinde bulunduğumuz buhranlı zamanlarda bu tatlı adamın mizah içerikli programlarını kendim de keyif ve huzur içinde seyredebileyim.

Hasan Can, eğer yazılarımı okuyor isen Cumhuriyet ve İslamiyet'in üstün ahlak anlayışına uygun bir "Adam Olma" girişimine şans verirsen beni çok mutlu edersin.

👸 ✌

Tüm okuyuculara canı gönülden sevgi ve selamlar.

7 Aralık 2021 Salı

Düğüm Odası

"Öğrettiklerinin ne kadarı büyü?"
...

"Bilmiyordum, ama şimdi biliyorum işte, yalvarırım çıkmama izin ver bu odadan!
Burda olduğunu biliyorum! Kendi kendime konuşuyormuşum gibi hissediyordum.
Seni bulana dek... "
...

"Seni seviyorum! Seni seviyorum! Seni seviyorum!
Hak etmediğim onca cezayı çektim, senin için buna değerdi bilmez miyim sanki?
Bunu sen de biliyorsun yalvarırım evimize al beni."

Ellerime bahşedilen kudret bir büyünün etkisi miydi, ilahi aşkın mı bilemiyorum. Ancak bildiğim bunun Allah'ın işi olduğuydu.
O düğüm odasında, tenimin ve ruhumun yaralandığı o kabus dolu günlerden kurtulmak için kaç kişiye yüreğimi açmak, sevgimi sunmak ve zor günlerin geride kaldığına inanarak kaç defa hayal kırıklığına uğramak zorunda kaldığımı hatırlamıyorum.

Bir megafon, zihnimin ve yüreğimin labirentlerinde bana eşlik eden şarkıları çalıyordu.

Evet, müzik olmasaydı sanırım gerçekten de delirebilirdim.
Ellerimin bağı neredeyse kendiliğinden, hiçbir daim vazgeçilmemiş olması sebebiyle ufacık bir şaşkınlık dahi hissettirmeyen bir özgürlükle çözülmüştü. Öyle ki o ana dek beni tutanın kim olduğunu sorguladım.

Böylesine güçlü bir düğümü gerçekleştirebilecek, beni öylesine vehim bir ıstırabın ortasında bırakabilecek tüm kahpeliğe ve sahiplerine lanet ettim o an. Bu yaşadıklarımdan kimlerin kazanım sağladığını gözden geçirdim. Allah düşmanları, satanik tarikat ve rezil köleler... Kendilerine iğrenç nefislerine uygun bir şov bulmuşçasına, salyalarını akıtarak öylece izleyen, aşağılık, rezil kavim.

Yasak olanlar hakkında...

"Ancak bedeli ödenmiş böylesine leziz bir günahın meyvesini yemek bir akıl işi öyle değil mi? Beni affet benim güzel, benim kusursuz, yüce Rabbim."

O kaleme ilk dokunduğum anda içimin ısınmaya başladığını hissettim. Elimle bu defa kitaba uzandım. Kararımı değiştirmemek için bir çırpıda tüm umutlarım ve dualarımla o son cümleyi fısıldadım. Ve en sonunda dokundum.

"Beni yetim bırakma Allah'ım."

Başla

O halde bu bir başlangıç zamanı daha.

Hadi Begüm...

Bismillahirrahmanirrahim.

5 Aralık 2021 Pazar

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Bugün 5 Aralık,

Dünya kadınlar günü.

Cehennem ateşi ile sınanan türk milletinin tüm dünyaya karşı bir "insanlık bildirisi" ile verdiği istiklal mücadelesinin lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlara seçme ve seçilme hakkını kazandırdığı 1934 senesini kutladığımız gün.

Ben islamiyet dinine mensup bir Cumhuriyet kadınıyım.

Sizlere hatırlatmak isterim:


Davamın önüne geçemezsiniz.


Ah Biliyorum

AH...
Tek bildiğim tam da şu an,
Acıların en güzelini bana sakladıkları.
Ah...
Tatlı intikam.

4 Aralık 2021 Cumartesi

Ateş

Ateş yakmıyor beni.
Cehennemde yakmıyor,
Arafta yakmıyor,
Cennette yakmıyor.

Mesnevi'ye Devam

Kemal Kılıçdaroğlu rezil bir taklitçidir...
"Devin, Süleyman Aleyhisselam'ın makamına geçip oturması ve Süleyman Aleyhisselam işlerine benzer işler yapması, her ikisi arasında görünüp duran fark ve devin, kendine Davut oğlu Süleyman adını takması."

Twitter hesabımı takip ediyor musunuz?
Evet... Birlikte okuyalım.