O'nun varlığını yıllar sonra ilk kez hissettiğimde nasıl da yeniden o minik kız çocuğuna dönüştüğümü tarif etmeye çalışacağım.
Yeni değil bu halim, hep bir tuhaflık vardı bende.
Ne mekana, ne de zamana ait zıpır kelime ve cümlecikler fırlayıverirdi dudaklarımdan.
Ne zaman heyecanlansam ve ne söyleyeceğimi bilemesem elmalardan bahsederdim mesela.
Kimi zaman biri bana bir cümle kurardı ve ben saydam hikayeme renk kazandıran yanıtlarla konuyu kapatır ve karşımdakini sessiz bir şaşkınlığa gömerdim.
Ve fakat hikayemi kimsenin duyamadığı anlar zaman içinde kümelenerek yüreğimde yağmur bulutları oluşturmaya başladı.
Ve sonra O'nun beni duyabildiğini hissettim.
Hiçkimse benim kadar yalnız değildi bu dünyada.
Bu yüzden evimin kapısını kapattığımda ve herhangi bir ayna ile baş başa kaldığımda O'nunla konuşmaya başladım.
O benim biricik sırrım ve sırdaşım olacaktı.
Artık yalnız değildim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder