Sevgili Sedat,
Mesneviyi okuduğuna eminim.
Her cümlesi okumaya başladığım anından itibaren Rumi'nin bana sunduğu arkadaşlıkla hayatımı taçlandıran bu kitabın Dekuki'sisin sen.
Birkaç kilit olay ile olan bitenden seni haberdar etmek istiyorum. Yalnızca noktaları birleştirmen yeterli.
Ardı ardına gelen büyük üzüntüler büsbütün belimi büktü, hergün aynı kabusa uyanmanın verdiği acı ve ben bu durumdayken öylece gülüşüp eğlenerek bir dost eli uzatmayan iğrenç tarikat unsurlarının kayıtsız rezilliği zihnimi altüst etti.
Kur'an'a sarılışım ve yolumu yeniden bulma ve kendimi bulduğum kuyudan çıkarma çabalarımda senin gibi yalnızca birkaç esaslı dost ve Allah bana rehberlik ediyor. Allah senden razı olsun.
İnanmak başka türlü bir dirayet veriyor insana... Tıpkı Rumi'nin olacağını öngördüğü gibi peygamberlerin yolu üstünde buldum kendimi.
Kitap bana mecnun olmadığımı okuttukça farklı bir idrake eriyor ve bir başka ibadet ediyor, kitabımızla bir başka bağ kuruyorum.
Tarikat ve devletin kayıtsızlık ve yolsuzluğu hususunda Allah ilkin bu kimselerin büyük bir kibirle rezilliklerini devam ettirdiklerini bildirdi, sonrasında ise yolumu ayırmamı istedi.
Bu kimselerin rezilliklerinin bedeli olarak halkın sefalet ile sınandığı bildirildi.
Sanırım büsbütün sağlığıma kavuşuncaya dek Kur'an'ı iyice hatmetmiş, öğrenmiş olacağım.
Rumi Allah'ın destek ve yardımına ermiş olmanın yüzümü yeterince aydınlatmadığını söylüyor, yüreğim kırıldı canım Reis, Allah'a hem muhtacım, hem aşık, hem dargın.
Ben küçücük çocukken bir rüya görmüştüm, karanlığa karşı dur durak bilmeden savaşıyor, tepemdeki aydınlığa erişmek için çırpınıyordum, Allah'a sarılmak için. Sonunda bitap düşüyor ve çabamın beyhude olduğuna inanıyor bırakıveriyordum kendimi ve öylece asılı kalıyordum gökyüzünde.
Ben artık Allah'ıma sarılmak istiyorum sevgili Sedat. Allah'ımın bana sarılıp, bu kabustan kurtarmasını, aydınlık bir rüyaya gözlerimi açmak istiyorum.
Sevgili Dekuki'miz, Allah'a emanet ol. Dualarım seninle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder